31 Ocak 2010 Pazar

Ada: Zombilerin Düğünü

Ada: Zombilerin Düğünü iyi bir film değil belki, ama Tarantino'nun tabirini kullanırsak, fena olmayan bir 'takılma filmi'. Ada, ilk bakışta bir zombi parodisi gibi görülebilir. Ama aslında Richard Linklater'in Dazed and Confused'uyla (ki Tarantino'nun favori takılma filmidir) ve Kevin Smith'in ilk dönem filmleriyle daha yakın bir ruh akrabalağına sahip. Bu filmler 'kayıp kuşak' filmi olarak görülür, çünkü karakterler başlarına ne gelirse gelsin geyik yapmayı sürdürürler. Ne olursa olsun geyik devam etmelidir, temel prensip budur, 'hayatta kalmak'tan bile daha önemlidir. Karakterler bir espri uğruna hayatlarını yitirebilir ya da berbat bir duruma kendilerini bile bile sürükleyebilir. Kayıp Kuşak filmi olarak görülürler çünkü ulaşılabilecek en büyük yabancılaşma noktasını sergilerler: bir avuç gencin geyiği sürdürmeyi 'survival'dan, yani yaşamak denen şeyden öncelikli bir yere koymalarını. Genel olarak, bu gençlerin hayatı TV izlermiş gibi yaşadıklarına dair bir duygu uyandırır bu filmler. Bazıları için son derece korkutucu bir şey olabilir bu türden bir 'kopukluk hali'. Türkiye'de de artık sürüyle gençlik filmi çekiliyor. Ama hiçbiri bu türden bir ruh halini Ada kadar açıkça ortaya koymadı belki. Her tarafı zombiler basmış, ama bir yerden bi espri çıkarmak karakterlerin hala en büyük dertlerinden biri. Olan biten her şeye, youtube'a malzeme çıkarmak için kamerayla çekim yapan bir karakterin perspektifinden bakmamız bu hissi iyice artırıyor. Karşılarına çaycı bir zombi çıktığında bile, kameralı gencin, tıpkı düğündeki gibi espri bulma telaşı içinde hayatına devam etmesi bu durumu tarif etmek için yeterli.
Ama ne yazık ki bu acımasız ve yer yer hiç de fena olmayan kayıp kuşak mizahı, el kamerası çekimlerinin getireceği gerçeklik hissinin korkutuculuğundan medet uman bir üslupla sekteye uğratılıyor. Oysa helikopter sahnesi, üsküdar esprisinin gerçekleştiği sekans gibi kısımlarda filmin bu gerçeklik hissinin tüyler ürperticiliğiyle dalga geçen bir havası bile var. Ama sonuçta Dazed and Confused moduna Blair Witch ve Rec'in aptal ciddiyeti karışınca filmin ayarı bir şekilde kaçıyor.