29 Aralık 2010 Çarşamba

AĞAÇ NE DİYOR?


Ağaç (The Tree) filmiyle ilgili kısaca bir yazasım geldi. Öncelikle, Ocak sayımızının Vizyon Ajanda'sında tam sayfa açtığımız yukarıdaki kare müthiş bir fotoğraf... Ağaç, olağanüstü bir film değil, ama 'metafor' mevzusu üzerine bir şeyler söylüyor. Filmde o devasa ağaç, hikaye içinde bir işleve ya da göreve sahip bir metafor olmaktan çıkıyor. Daha doğrusu, yönetmenin ya da hikayenin yazarının "bakın bu ağaç babayı/aileyi sembolize ediyor" dediği bir motif değil o. Bunun yerine hikayenin karakterlerinin anlamlar atfettiği bir şey, ve o anlamlar olmadan, o anlamlardan muaf olarak aslında tek başına bir 'metafor' değil. Herhangi bir yas ya da melankoli deneyiminde yaşanan da budur belki, bir şeyler onlara birileri belli anlamlar atfettiğinde bir sembole dönüşür, onu nasıl düşünüyorlarsa öyle bir şekle bürünür söz konusu motif. Oysa mesela son dönem korku filmlerinde "onların haricinde" metafor olarak işler ağaç gibi motifler. Sanki karakterlerin yarattığı bir anlam yoktur, filmin dayattığı bir anlamdır bu: Agaç doğaüstü güçleri temsil eder vs. Dışarıdan o dünyaya empoze edilmiş gibidir. Ve bu filmlerin inandırıcı olma çabalarıyla hiç uyuşmaz bu tavır. Ağaç'ta bu böyle değil, bu açıdan bana Baumbach'ın pek sevilmeyen ama benim ilginç bulduğum Margot at the Wedding filmindeki ağaç metaforunu hatırlattı. Orada da 'metafor' dışarıdan dayatılan bir şey değil, içeriden 'yaratılan' bir şeydi. Bu tip metafor kullanımlarına pek de sık rastlamıyoruz, bu durum bence Ağaç'a -her ne kadar tematik açıdan fazla düz olarak görülebilecek bir film olsa da- belli bir değer katıyor.

4 yorum:

  1. Dışavurumcu bir imge olarak ağaç?: "...dışarıdan dayatılan bir şey değil, içeriden 'yaratılan' bir şey"

    YanıtlaSil
  2. Evet karakterlerin bakışıyla varolan, onların duygularıyla şekillenerek (öyle gözükerek) köklerini oraya buraya saçan bir imge. Ama bir yandan da film çok gündelik bir hisse sahip olduğu için, ağaç imgesine belki ama filme dışavurumcu da denemez sanırım. Dışavurumcu olması için karakterlerin yaşadığı dünyanın tümünün söz konusu psikolojiye göre boyanması gerekirdi. Benzer bir film olarak Ursula Meier'in Home filmi dışavurumcu yaklaşıma daha yakın duruyor.

    YanıtlaSil
  3. Ben agacı pagan bir unsur olarak değerlendirdim filmde. Bir metafor veya bir sembol değil, ama paganizmdeki o doğanın ruhani döngüsünde bir ruh veya bir karakter gibi.

    YanıtlaSil
  4. Yoruma açık tabii. Ama ben karakterlerin yas süreciyle ilgili olduğunu düşündüm. Karakterlere "beni unutmayın" diyen ama sonradan da "yaşamaya devam edin, buradan gidin" diyerek onları içine saplandıkları durumdan kurtaran, özgür kılan bir şey. Bu tamamen tabii karakterlerin 'ağaç'a bakışı da olabilir. Her şey aslında doğanın döngüsüne bağlı gelişmiş ve onlar bunu böyle görmüş/okumuş da olabilir. Hayat başlı başına bir metafordur, yaşam-ölüm döngüsündeki her şey, bir ağaç ya da başka bir şey, birinin gözünde 'yas' denen şeyi temsil eder bir hal alabilir. Bu bakımdan filmdeki metafor aynı zamanda metafor değil belki, olağan bir şey, ama olağanlığı içinde bir yere tekabül eden bir şey. Güzelliği burada sanırım.

    YanıtlaSil